MİGREN AĞRILARINIZDAN OKSİJEN İLE KURTULABİLİRSİNİZ

Doğru Nefes almaya başlayarak, Migren ağrılarından kurtulabilirsiniz.

Migren, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve günlük yaşantımızı kısıtlayan hastalıklardan birisidir. Toplumumuzda çok sık görülen migren' in en yaygın belirtisi baş ağrısıdır. Yüz çevresinde, şakak , ense veya göz çevresinden başlayan bu ağrılar, hareket ettikçe, ses işitildikçe ve ışıklı ortamda kötüleşebilir, tahammül edilemez şekilde artabilir ve bu ağrıya eşlik eden mide bulantısı, istifra etme, ışık ve sese  olan rahatsız edici duyarlılık hissi ortaya çıkabilir. 
Nefes ve Oksijen ile Migren ağrılarınızdan ve ataklarınızdan kurtulmak ve tekrar yaşamamak için, Nefesin gücünü keşvedin !
Dr. Gürsel VELİOĞLU gözetiminde !

Migren  Ağrılarınızdan Oksijen ile Kurtulabilirsiniz

Migren ve Nefes  

Kandaki oksijen oranının artmasıyla basınç düşmeye başlar ve ağrının şiddeti böylece azalır.. 

dönüştürücü doğal nefes aldığımızda;  Kan içerisindeki oksijen miktarı arttığında otomatik olarak gelişen rahatlamanın migren üzerindeki etkisini hemen hissedecek ve ağrının ya tamamen ya da büyük ölçüde azaldığını göreceksiniz. Sonuçta insan vücudu önemli miktarda oksijene ihtiyaç duyar.
Dönüştürücü Doğal Nefes ve Oksijenin önemi:
Oksijen hayat demek. Vücudun en doğal gereksinimi olan oksijen zihnimizi ve ruhumuzu zinde tutan en mükemmel enerji kaynağıdır. Bu vazgeçilmez enerjiyi en sağlıklı şekilde güne nefes alarak başlayabiliriz, taze havayı içimize çekerek, yediklerimize dikkat ederek, zihnimizi açık tutarak, stresten uzak durarak yani hissettiğimiz gibi görünerek. Kısacası doğru nefes alarak.
Hafıza gelişimine yardımcı olur, Kan basıncını düşürür, Sindirim ve hücre metabolizmalarını geliştirir.
Normal uyku düzenini sağlar ve kronik yorgunluğu önler. Konsantrasyon sürekliliğini sağlar.
Bağışıklık ve sinir sistemini destekler. Kalp atışlarını düzenler, olası kalp krizi riskini azaltır.

NEFES in Mucizesi

Nefes = Yaşam demek. Can demek. Nefesin olduğu her yerde yaşam var. Nefesin olmadığı yerde ise ölüm. Nefes almadığımızda ölüyoruz.

Nefes kapasitemizin %30’unu kullanıyoruz. Kısıtlı nefes kısıtlı yaşam demek. Yapılan araştırmalara göre insanların %90’ı nefes kapasitesinin %30’unu kullanıyor. Bu ne demek? Yaşam enerjimizin, nefes kapasitemizin %30’unu kullanıyoruz ve o kadar yaşıyoruz. Yani sevgiyi, aşkı, bolluğu, neşeyi, tüm güzellikleri yaşamamıza sadece %30 oranında kabul ediyoruz.
Nefesinizi limitledikçe varolan yaşam enerjimizin %70’ini kullanmıyor, aslında hakkımız olanı almayı red ediyoruz.Dolayısıyla, kısıtlı nefes alıyoruz, kısıtlı yaşıyoruz.
Nefes alışkanlıkları kişiye özgüdür. Herkesin nefes alışkanlığı kendine özgüdür... Çünkü hepimizi, yaşadığı olaylara yüklediği anlamlarla birlikte oluşturduğumuz hikayelerimiz var. Bu hikayelerin yarattığı limitli düşünce alışkanlıklarımız; doğduğumuzda sahip olduğumuz nefesimizin bozulup, çarpılmasına sebep oluyor. Ve nefes alışkanlığı hâline getirdiğimiz bu nefesi gerçekte sahip olduğumuz nefesimiz zannetmeye başlıyoruz. Nefes seansı çalışmaları ile şu anki nefes
alışkanlığımızın tekrar doğal nefesimize dönmesini sağlıyoruz.
Hızlı, Güçlü, Etkili bir dönüşüm aracıdır. Nefes, dönüşüm çalışmalarının içinde en hızlı, en etkili, güçlü olan araç. Bir nefes seansı bile birkaç psikoterapiye eş değer güçlü ve etkili duyusal çözümler sağlıyor. Limitli duygu ve düşüncelerden kalıcı bir şekilde özgürleşmemizi, kendi gerçeğimize dönmemizi sağlıyor.
TOP
Bize Ulaşın 0532 207 01 59